The Mister || E L James || Yorum

 


KÜNYE
Kitabın Adı: The Mister
Yazarı: E L James
Tür: Contemporary Romance - Erotic 
Yayınevi: Arrow Books 
Goodreads Puanı: 3,33/5
Benim Puanım: 2/5

Yeni bir kitapla merhaba. Aslında kitap yurtdışında 2019 yılı içerisinde çıktı ama bizde çıkması 2020'yi buldu. Beyefendi adıyla Doğan Kitap etiketiyle raflarda. Bilmeyenler için baştan belirtmiş olayım. Ben İngilizcesini okumayı tercih ettiğim için başlık ve künye bilgilerinde de orijinal basımını dikkate aldım. Neden İngilizce okudum diye soracak olursanız bizdeki çevirisinde anlamsal yönden karışıklık olmuş. Şöyle ki, kitabın anlatımı ana karakterlerimiz Maxim ve Alessia'nın ağzından ve bir sayfa Maxim'den okurken diğer sayfada Alessia'dan okuyoruz olayları. İngilizce de o zamiri için he ve she ayrımı var ama malum bizde erkek de kadın da o zamiri ile ifade ediliyor. Aslında çeviride bu ayrımı Maxim ya da Alessia'nın kısımlarında italik kullanarak yapamazlar mıydı? Düşünmedim değil. Neyse, İngilizce tercih etmemin sebebi bu yüzden.

Kitabı ilk çıktığı zaman okumaya kalkmış ama yarım bırakmıştım. Bizde çevirisi çıktıktan sonra okuyanların bir kısmından olumlu tepkiler gelince bir şans daha vermeliyim dedim. Bir eleştiri yapacaksam da tüm kitabı okumanın vermiş olduğu rahatlıkla, yaparım diye düşündüm. Grinin Elli Tonu'ndan sonra yazardan farklı bir kitap bekliyordum merakla ama böyle bir kitap geleceğini düşünmemiştim.

Bildiğimiz üzere yazarın ilk kitabı Grinin Elli Tonu ama sanki The Mister ilk kitabıymış gibiydi. Siz anlayın gerisini. Yani, karakter alt yapısı ve olay örgüsü genel olarak yetersiz. Acemi bir iş olmuş bana göre. Konu olarak kıyaslamıyorum kesinlikle. Yanlış anlaşılma olmasın.

Konusundan kısaca bahsedersem, bu sefer mekanımız esas olarak Londra. Erkek karakterimiz Maxim Trevelyan abisini kaybetmiştir ve yeni Trevethick kontu olmuştur. Evet, kont. Bu hiç istemediği ve hazır olmadığı bir şeydir. Kadın karakterimiz Alessia Demachi ile tanışması da Alessia'nın, Maxim'in evine gündelikçi olarak gelmesiyle başlıyor. Başta Alessia ile ilgili bildiğimiz şeyler Arnavutluk vatandaşı olduğu, oldukça iyi bir seviyede piyano çaldığı (neden farklı bir enstrüman değil de Christian'ınkiyle aynı?) ve birilerinden kaçtığı. Sonrası gelişen olaylar silsilesi. 

Detay öğrenmek istemeyenler için yazının bundan sonrası SPOILER içerir. 

Açıkçası konu oldukça yavan. İstemediği, şiddet gördüğü ve göreceği bir evlilikten kaçan bir kız. Sonrasında kandırılıp satılmak üzereyken birçok kızla beraber, şans eseri yolda adamların elinden kaçmayı başaran ve annesinin verdiği Londra'daki adrese giden (günlerce yürüyerek), sonrasında temizliğini yaptığı ev sahibine hemen aşık olan bir kızdan bahsediyorum. Maxim'de görür görmez etkilenir Alessia'dan. Öyle ki daha başlarda Alessia onun ilham perisi oluverir. Ne kadar tanıdın ya da daha doğrusu tanıdınız da birbirinizi, ilham perisi oldunuz birbiriniz için ya da birbirinizi sevdiniz. Son 100 sayfaya kadar akmadı kitap bende. Son 100 sayfadaki hareketlenmelerle bir an önce okuyup bitirebildim. Hiç klişe denilebilecek kitaplar okumuyorum demiyorum ama bir iyi yazılmış klişe vardır bir de kötü. Üstelik piyasada çok daha iyi aşk romanları dolanıyorken bu kitabı övmek haksızlık olur. 

Aşağıdaki ekran görüntülerinde de göreceğiniz üzere, yazarın kendi web sitesinde paylaştığı bilgilere göre The Mister film oluyormuş. Şu an onun ve Freed'in üzerinde çalışıyormuş yazar. Filmden sonra ikinci kitapta gelir diye tahmin ediyorum.


Share this:

, , , , , , ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder