Korona Günlerinde Hayat


Milliyet.com.tr

Merhabalar. Nasılsınız? Uzun bir süredir Köşe Yazılarım başlığı altında yazı yazmıyordum. Uzun zaman sonra nereden esti derseniz, biraz içimi dökmek istedim.
Türkiye olarak Mart ayından beri bu virüsle mücadele ediyoruz bildiğiniz üzere. Hatta ikizim Göksu virüsle ilgili bir köşe yazısı yazmıştı. Buradan okuyabilirsiniz.
Henüz vaka sayısı ve ölüm oranı sıfırlanmadı ama umarım o günleri de görürüz. Tabii tedbiri  bırakmazsak! 
Dün günler sonra dışarı çıktım markete gitmek için ve gördüğüm manzaraya inanamadım. O kadar kalabalıktı ki...sanki virüs tehlikesi yokmuş gibi bir kalabalıktan söz ediyorum. Fenalık geçirecektim neredeyse. İş için, market alışverişi için çıkanlara amenna ama geri kalanlar? Bu arada Ankara'dan bahsediyorum ama İstanbul'da da durum farklı değilmiş oradaki yakınlarımdan aldığım duyumlar kadarıyla. Bilmiyorum artık diğer şehirlerde nasıl.

Avm'ler, kuaförler açıldı diye hemen neden bıraktık kendimizi? Normalleşmeye gidiliyor ama insanlarımız hala bilinçli değil bu konuda öyle görünüyor ki. Bu durumda ne kadar mantıklı uygulamaya konan süreç bilmiyorum. İkinci bir dalgadan endişeleniyorum şahsen.
İnanın bende sıkıldım ama bizim için uğraşan, canını dişine takan, evlatlarını göremeyen sağlık çalışanlarımızın olduğunu hatırlayınca susup oturuyorum. Öyle de yapmam gerek  ya da yapmamız gerek. Biz evde kalmadıkça rahatça evden çıkabileceğimiz, yakınlarımızı görebileceğimiz günler bizden uzaklaşıyor. Sosyal medyada görüyorum ya da yakınlarımdan duyuyorum birbirleriyle görüşenler var ama ben tehlikeli buluyorum. Sen iyi hissediyor olabilirsin ama belki taşıyıcısın? Kendini düşünmüyorsan bile karşındakini riske atıyorsun.

İki ayı devirdik Türkiye olarak neredeyse ama hala bunlar yaşanıyor. Tedbir, tedbir diye tabir-i caizse bağırıyor Sağlık Bakanımız. Peki, sonuç? İnsanlar bildiklerini okumaya  devam ediyor.

Neyse bu iç karartıcı kısmı burada sonlandırıyorum. Evde kalmaya dikkat edenler, neler yapıyorsunuz?
Benim moduma göre değişiyor. Bir an kitap okurken bir sonraki an dans edebiliyorum :)). Türkiye'de ilk vakanın duyurulmasından beri toplam 20 kitap okumuşum. Onun dışında birkaç çizgi romanda  bitirdim. Aslında 60 gündür (belki de daha fazla) evde olduğum düşünülürse az gelebilecek bir sayı  bazı kimseler için ama ben iyi buluyorum. Hiç yoktan iyidir. Bu lafı da çok kullanıyorum bu ara ama nasıl şartlar altında bulunduğumuzu düşünürsek hiçbir şeyi azımsamayıp, motivasyonumuzu düşürmememiz gerek. Evde olduğunuz için bir şey yapmak zorundasınız demiyorum kesinlikle. Çünkü haksızlık olur. Bazen bir şey ile uğraşmadan dinlenmek gerekir. O yüzden bir kitap bitiremediğiniz zaman ya da yapmayı düşündüğünüz bir şeyi yapamadığınız zaman kendinize yüklenmeyin sakın. Kendime de hatırlatmaya çalışıyorum bunu.

Yazıyı sonuna kadar okuyanlar da düşüncelerini paylaşırsa mutlu olurum. Lütfen #EvdeKal ve dışarı çıkacağın zaman mesafeni koru.

Share this:

, , , , , ,

Yorumlar

5 yorum:

  1. Uyarılarla dolu güzel bir makale olmuş.. eleştirileriniz yerinde Esra. Tavsiyelerine katılmamak mümkün değil. Yazılarınızın devamını bekliyoruz bir takipçiniz olarak... kaleminiz güçlü heyacanınız yüksek olsun efendim

    YanıtlayınSil
  2. Umarım evde kalıp sabredenlerin emeğine yazık olmuş. Bırakın marketleri ben bugün hastanede maskesiz insanlara şahit oldum. Bana bir şey olmaz mantığı bizi başa sürükleyebilir. Umarım bu günlerin artık sonuna geliyoruzdur ve bu süeçte öğrendiklerimizi, hatırladıklarımızı ders olarak alırız gelecek normalleşme günlerinde.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biraz öyle oldu. Umarım. Dediğiniz gibi bu süreçte olanlardan ders alırız. Yoksa daha çok üzülürüz.

      Sil
  3. Çok güzel ve yerinde bir bakış açısıyla yazılmış güzel bir yazı olmuş umarım herkes bizim kadar düşünceli olur bu süreçte.Eline sağlık canım arkadaşım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim, çok teşekkür ederim yorumun için <3. Dediğin gibi herkesin daha düşünceli olması dileğiyle.

      Sil