Göksu’nun Köşesi

Yıllar önce yazdığım çocukça hikayeleri tekrar okudum bugün. Ne kadar eğlenmişim onca fantastik dünya saçmalığıyla… Ama içimi en çok acıtan gerçek, yıllar önce hayalini kurduğum şey olan yazmaktan nasıl bu kadar kolay vazgeçmiş olduğumdu.
Eğer dinlemek isteyen varsa diye aklımın ucundan geçen şeyleri derlediğim bir şeyler karalamak istedim. Ben yazdıkça hafifledim belki siz de okudukça hafiflersiniz.
Hem kendimden ve hayatımdan hem de gün içinde aklımdan geçen şeylerden bahsetmek istiyorum. Bu yazılar biraz en yakın arkadaşınızla bir sigara tüttürürken veya bir Türk kahvesi falı yorumladıktan sonra yaptığınız o konuşmalardan oluşacak.

Biliyorum bunu okurken diyeceksiniz ki eee ben bunu zaten biliyorum… E ben de bildiğinizi biliyorum zaten. Yalnızca sıcak içten bir sohbet etmeyeli uzun zaman oldu dostlarımla. 
Ev arkadaşımla mutfak masasında popolarımızı acıtana kadar uzun süre oturup hem ağlamalı hem gülmeli sohbetler ettiğimiz, en yakın arkadaşımla gülüşmelerimiz sonrası annemin gelip sessiz olun biraz diye kızdığı zamanları özledim. Belki siz de farklı bir şehre taşınmış ve sevdiklerinizden uzak kalmışsınızdır ve zaten bilseniz de duymaktan hoşlanırsınız yazdıklarımı.
Mesela hiç depresyonda olduğunuzu hissettiğiniz oldu mu? Benim genelde hayatım bu şekilde geçiyor. İçimdeki o büyük, karanlık boşluğu dolduracak herhangi bir şeyin varlığına olan inancımı da kaybettim. Klasik aşk romanlarındaki gibi bir erkeğin gelip beni o boşluktan alıp çıkaracağı da yok.  Başarısız da ilişkilerim oldu, iyi anlaşarak ayrıldığım insanlar da. Hatta şu an epey sevdiğim ve saygı duyduğum bir insan da var hayatımda. Peki bu beni mutlu etmek zorunda mı?
Toplumda dönüp duran o “kadının bir erkeğe ihtiyacı vardır” ifadesiyle zıtlaşmak için söylemiyorum bunu elbette. Yalnızca gerçekten sonlanmadığı sürece bir ilişkinin sizi mutlu edip etmediğini nasıl bilebiliriz. Yaşadığımız her anı mutlu an olarak algılıyoruz, mutsuz olduğumuzu fark ettiğimizde ise zaten hep mutsuz bir ilişki içindeymişiz gibi davranıyoruz. O zaman gerçek mutluluk ne ve nerede?
Burada aslında kendimize, etrafımızdakilere sürekli sorduğumuz soruları sorup kendimce yanıtlayacağım. Belki benim gibi kafasında sürekli sorular dönen dengesiz ikizler burçlarından birisinizdir ve bu yazı size iyi gelir.
Ayrıca ikizler burcunu kötüleyen herkesin ikizler bir sevgilisi, evladı olması dileğiyle. Evet beddua ettim çünkü ikizler burcuna bok atmaya çalışanlar artık sıktınız.
Hikayemi dinlemek isteyenler için yerlerimizi aldıysak hadi başlayalım.

Göksu SARIOĞLU 

Share this:

, ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder