Köşe Yazılarım || Blogger mı? Logger mı?



   Günümüzde pek çok kişi iyi veya kötü blog ve blogger kavramlarını bilse de logger ifadesinin ne anlama geldiğini öğrenmek isteyecektir eminim. O nedenle önce logger ifadesini açıklamak isterim. İngilizceden çevirdiğinizde genel anlamı "kaydedici" olarak karşılık bulmaktadır ki bilgisayar terimi olarak da aynı çeviri ve benzerleri karşınıza çıkar "günlükçü" gibi.

   Blog dünyasını yakından takip edenler yazının içeriğini iyi ya da kötü tahmin etmişlerdir eminim (ki burada blog dünyasından kastım sadece Google ve WordPress'ten yönetilen hesaplar değil Instagram, Twitter, Tumblr ve hatta Pinterest hesapları da bu dünyaya ait).

   Uzun zamandır yazmak istediğim ama ötelediğim bir yazıydı. Ancak dün yaşadığım olay daha fazla öteleyemeyeceğimi kanıtlar nitelikte oldu. Dün düşüncelerim çalındı.
Olur mu öyle şey? demeyin. Oldu. Oluyormuş.

   Olaya vâkıf olmayanlar için kısaca özetlemek gerekirse  adı lazım olmayan şahıs, yazdığım yorumun bir kısmını alıp ifade şekliyle azıcık oynayıp üzerine de eklemeler yaparak benim yorumum diye hemen ardımdan paylaşmış. Bir de dalga geçer gibi hemen benim yazıma tesadüf diye yorum bırakması şahsın yüzsüzlüğünü gösteriyor. Başka birinin yazdıklarına el uzatacak kadar hak ve hukuk kavramlarını kaybetmesi üzücü. Ayrıca belirtmek isterim ki bu kişinin yaşı benden büyük ve hemcinsim. Bunları belirtmemin nedeni sadece Türkiye'de değil dünyada da bu eşitsizlik var. Akıl birçok kimse tarafından yaşla bağdaştırılıyor ve hemcinslerimizin içinde destek olanlar kadar köstek olanlar da var. Peki şahsın bu duruma gelmesinde hangi faktörler etkili oldu?

   Ben dış faktörlerden birine değinmek istiyorum. Marka işbirliğine ve işbirlikçilerine. Siz destek ve destekçi olarak da adlandırabilirsiniz.

   Dünyada ve Türkiye'de ne kadar süredir uygulanmaya çalışılan bir sistem bilgim yok (sadece eski bir tarihe dayandığını tahmin edebilirim) ama benim farkındalığım beş yıl önce oluşmaya başladı. Bu beş yıllık süreçte gözlemleyebildiğim kadarıyla blogunuz hangi ilgi alanına hitap ediyorsa (sinema, edebiyat, kozmetik, yemek, gezi) o alanın markalarından reklam amaçlı bir takım destekler alabiliyorsunuz. Davet, hediye ürün vb. Yapmanızı istedikleri tanıtımda da genellikle olumlu bir söylem sergilemeniz isteniyor. Direk söylenmese de hissettirilen bu. Tabii bazı markalar yerinde eleştirileri kabul edebiliyor, istisna da olsa.
Bu bloglar tercih edilirken popülaritesine bakılsa da olabildiğince nitelikli olanlarını da tercih etmeye yönelik bir çaba vardı ama son iki yıldır (belki üç?) bu çabayı gösteren çok az marka kalmakla birlikte çoğunlukta kalan markalar popülariteye yani görselliğe bakıyor. "E marka canım, tabii reklam derdinde olacak," söyleminin doğruluk payı var ama ne yazık ki "hakkını vermek" ifadesini karşılayamıyor seçtikleri çoğu kişi artık ve karşılayamamakla birlikte başkalarını da olumlu olabildiği gibi olumsuz da etkileyebiliyorlar. Olumsuz etkiledikleri kişilerde "başkalarının yorumları"na el uzatabiliyor (gerçi Instagram ile birlikte fotoğraf çalma mevzuu başladı, o da ayrı).

   El uzatma, çalma, çırpma durumunu yaşayan sadece ben değilim. Çevremde duyduğum, aynı durumu yaşayan başka insanlar da var.
Nasıl terörü yapanın kendisinden çok terör kavramı daha önemliyse burada da çalan kişiden çok çalma kavramı önemli (kaynak gösterilmeden kullanılan, faydanalılan her şey çalma girişimi içindedir). Bunun yanında şu an ki "blogger"lığın "logger"lığa kaymaya başladığını da doğru bir şekilde ifade edebilmişimdir diye umuyorum.



   Tümevarımımı sonuna kadar okuyanlara teşekkür eder, iyi günler dilerim.


Share this:

, , , , ,

Yorumlar

14 yorum:

  1. Kalitenin takipçi sayısı ya da gelen hit sayısı ile ölçüldüğü bir düzenle karşı karşıyayız. Tabi ki böyle bir ortamda fikir üretmek yerine kopyalamak çok daha kârlı olacaktır.

    Çok önemli bir konuya parmak basmışsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumunuz için. Dilerim başka birinin başına gelmez.

      Sil
  2. Sonuna kadar hak verdigim bir yazı oldu kuzum. Hangi dönemde olduğumuz değil önemli olan, hala kendi fikirlerimizi üretemiyor ve ifade edemiyorsak vay halimize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Çok teşekkür ederim Serpil abla yorumun için.

      Sil
  3. Ne güzel deginmişsin. anlayan varsa ne ala ama işine gelmeyen o kadar çok blogger var ki... üzülüyorum ve senim gibi yazıp dile getirmeye çalışıyorum. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru, işine gelmeyenler devam edecektir ama ben en azından rahatsızlığımı dile getirdim. Siz de aynı şekilde. Hiç ölmeyecek gibi yaşamanın alemi yok. Teşekkür ederim Elmas abla yorumun için.

      Sil
  4. Çok güzel yazmışsın. Benim de başıma geldi kaç kere; birkaç uyarıdan sonra kişiler rezil olmamak için çaldıkları yazıları/fotoğrafları kaldırıyorlar fakat bunu daha sonra yapmayacaklarının bir garantisi yok. Keşke bunun önüne geçmenin kesin bir çözümü olsa...
    Dediklerine, internet satış sitelerindeki yorumları da eklemek istiyorum ben. Kitapyurdu, Babil gibi kitap satış sitelerinde puan kazanmak amacıyla oradan buradan cümle alıp paylaşan çok kişi var.
    Ben ayda birkaç kez arama motorlarına blogumdan cümleleri yapıştırıp aratıyorum. Instagram fotoğraflarım için de Google görselleri kullanıyorum. Böyle kişileri bulmak için bu yöntemi kullanmanı tavsiye ederim.
    Geçmiş olsun. Umarım bu tarz durumları bir daha yaşamazsın/yaşamayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yorumun için Fehiman. İnternet satış sitelerindeki yorum olayından haberim yoktu bak. Geniş çaplı düşünmek zorundayız, anlaşıldı. Benzer bir şey yaşamana üzüldüm. Dediğin gibi umarım bir daha yaşamayız.

      Sil
  5. Benim yazılarımı kopmle çalıp başka bir sitede kullanmışlardı. Üstüne üstlük yazı altlarına bloguma ait olduğunu benlirtten uyarı ile beraber. Bazen bırakıyorum yazmayı ama sonra bu kişiliksizlere meydan bırakmakta istemiyorum. Yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzüldüm başınıza gelmesine 😔. Çok teşekkür ederim yorum bıraktığınız için.

      Sil
  6. Çok çok geçmiş olsun. Başıma blogger aleminde gelmedi ama başka mekanlarda yazdığım hikayeler,denemeler çalınmıştı. Nasıl bir duygu olduğunu biliyorum. Hiç moralini bozma , insanlar zaten bir süre sonra fark edeceklerdir kimin hırsız olduğunu. Yazının son kısmına da %100 katılıyorum. Artık instagramdaki yazılara güvenemiyorum. Çok iyi dedikleri kitaplara 2 yıldız bile vermek çok zor geliyor benim için. Tamam zevkler ve renkler farklıdır ama bir kitabın iyi mi kötü mü olduğunu da anlayabilir herkes. Amaç yayınevlerine reklam yapmak yerine kaliteli okuyucu kazanmak olsa keşke...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle canım. Başına gelmesine üzüldüm 😔. Çok teşekkür ederim desteğin için.

      Sil
  7. Artık üretmek yerine hazır olanı alıyoruz. Sen emek ver düşüncelerini kağıda dök birileri gelip üstüne iki şey yazıp kendi yazısı gibi paylaşsın. Utanmayı geçtim de vicdan da kalmamış artık

    YanıtlaSil