Turkcell Karanlıkta Diyalog


Turkcell Diyalog Müzesi'ni duydunuz mu? Ben ne yazık ki yeni duydum. Görme ve İşitme Engellileri anlamak, farkındalık oluşturmak amacıyla açılmış bir müze, Turkcell sponsorluğunda. Aralık 2013'te açılmış. Arkadaşım Nergis Bilgi geçen yıl görme engelliler için olan programa katılmış ve çok beğendiğini söylemişti. Bu yıl tekrar gideceğini söyleyince balıklama atladım, bende gelmek istiyorum diye ve bir arkadaşımızla birlikte bugün katıldık görme engelliler için olan programa. Nergis için ikinci kez oldu ama o kadar övgü dolu bahsetmişti ki neden 'tekrar gidileceğini' anladım bugün...




Müze Gayrettepe Metrosunda. Bir saatlik bir program görme engelliler için olan. Gerçi engel ifadesini kullanmam ne kadar doğru tartışılır. Çünkü bizim grubumuza rehberlik eden Abidin Bey yaşadıklarına rağmen hayat dolu bir adamdı. Biz giriş için biletleri Biletix'den aldık ama orada girişte de bilet satılıyor. Tam otuz TL, İndirimli yirmi iki TL ve Gncturkcell'lilere 15 TL. 
O kadar abuk subuk şeylere para harcıyoruz ki, etkinlikten sonra kazanacağınız farkındalığın yanında bu paralar hiçbir şey bence. 

Evde elektrik kesildiğinde bir süre sonra karanlığa alışır gözlerimiz. Az da olsa etrafımızı seçebiliriz ama burada öyle bir şey yok. Kesinlikle alışmıyorsunuz. İçeri girdikten beş dakika sonra boşluğa düşmüş gibi hissettim. Önce panik oldum. Sonra gerçekten kör olmuşum gibi, bir üzüntü ve kayıp duygusu hissettim. O an dokunsanız ağlayacak vaziyetteydim, abartmıyorum.

İçeri girdikten sonra sabit durmuyorsunuz. Rehberimiz eşlinde elimizde bastonlarla hareket ettik. Bazen duvardan destek aldık. Kaybolduğumuzda Abidin Bey hemen yardımcı oldu. Peki Karanlıkta neler yaptık? Meyve ve sebzelere dokunup, hangisi ne? tarif etmeye çalıştık. Parkta yürüdük. Bankı, bisikleti bulmaya çalıştık. İstiklal caddesinde yürüdük. Trene bindik. Bir kaç kişi penaltı attı, atmaya çalıştı. Tekneye bindik. En sonunda da kafede oturup bir şeyler yedik ya da içtik (tabii basit içeçek ve yiyecekler; çay, su, çikolata tarzı) ve bunların hepsini karanlıkta yaptık...

Kafede mola verdiğimizde bu inanılmaz deneyim hakkında konuştuk. Abidin Bey kendinden bahsetti biraz ricamız üzerine. Kendisi sonradan kör olmuş. Otuz yaşından sonra. Sanılanın aksine sonradan görme yetisini kaybedenler %70 gibi bir oranı oluşturuyormuş. Bu %70 içinde hayata tutunan %2 gibi çok az bir orana sahipmiş. Tabii Abidin Bey bir istisna. Birçok şeyi görme yetisini kaybettikten sonra yapmış, başarmış. Cesaret ve kararlılığına hayran oldum.
Şahsen benim başıma gelse aynı şekilde hayata tutunabilir miyim? Bilmiyorum...

Beni en çok üzen şeylerden biri, biz bu etkinlik süresi boyunca destek aldık. Gerek rehberimiz gerek mekanın darlığı aracılığıyla ama bu insanlar kalabalığa karışıyor. Bizim gibi herhangi bir destekleri olmadan. Üstelik onlara engel yaratan yine bizleriz...özellikle engelli yollarına gereken hassasiyeti göstermeyerek. 

Benim için inanılmaz ve üzüntü verici bir deneyimdi. Şimdiki hedefim çevremdeki herkesin gitmesini sağlamaya çalışmak. Tekrar gitmeyi de düşünüyorum. Ayrıca işitme engelliler için olan programa da katılacağım ilk fırsatta. Lütfen sizde vaktinizi ayırıp, gidin ve bu deneyimi elde edin.

Önce biriciğim Nergis'e sonra da Turkcell'e teşekkür ederim. Unutamayacağım bir deneyim oldu benim için.



Share this:

, , , , , ,

Yorumlar

4 yorum:

  1. İlk defa duyuyorum ama sadece yaşadıklarını yazman bile çok etkiledi. Bir sonraki gidişine eşlik edebilirim sanırım :)

    YanıtlaSil
  2. Bu etkinliğe gitmeyi ben de çok istiyorum ama bir türlü gidemedim. Yazı için çok teşekkürler canım gitmiş kadar oldum diyebilirim. En kısa zamanda yapılacaklar listemde artık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden belli tarihler arasındaymış ama şu an hep var. İnan okumak ya da dinlemek hiçbir şey. Hissetmek lazım o ortamı. Ne demek 💝.

      Sil