Nar Çiçeği || Zeynep Saraç || Yorum


Künye

Kitabın Adı: Nar Çiçeği
Yazarı: Zeynep Saraç
Tür: Aşk - Dram - Günümüz
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Puanım: 5/5

"Öfke,inat, nefret...Bazen tüm bu duyguları, sadece kalbinin en kırılgan yerini korumak için hissettiğini en iyi kendin bilirsin."

Hiçbir kitap bu kadar güzel yazılmamalı...

Yazarın sıkı takipçilerinden biri olduğum için hemen hemen birçok kitabını ya da hikayesini okuduğumu ve beğendiğimi söyleyebilirim ama Nar Çiçeği...bambaşka olmuş. Büyük bir hassasiyet ve ince düşüncenin ürünü olduğu o kadar belli ki...


Hep deriz ya isimlerimiz karakterlerimizi yansıtır diye, Demir ve İpek bunun en güzel örneği kesinlikle.
Onların duygu fırtınaları daha çocukluktan başlıyor. Demir, İpek'ten nefret etmeden önce ona ailesinden biri gibi davranmış, daima onu koruyup kollamıştır. Komşu olmaları ve ailelerinin de yakın olması bu durumu oldukça kolaylaştırmıştır. Ancak çocukken öğrendiği gerçek, sevdiği, koruyup kolladığı İpek'i kendisinden uzaklaştırmasına neden olmuştur. Bunun içinde nefret duygusunu kullanmıştır.
Hatta bu uzak tutma ve uzak durma çabasını  ikisi de birer yetişkin olana kadar (belki dolaylı olarak sonrasında bile) sürdürebilmiştir isminin hakkını verircesine...demir gibi sağlam bir kararlılıkla...

İpek ise adı gibi narin görünse de oldukça güçlü bir karaktere sahiptir. İnatçıdır da ama çocukluğunda aniden Demir'in ondan uzaklaşmasına ve ondan nefret etmesine anlam verememiştir. Aynı zamanda her yıl doğum gününü çok sevdiği Nar Çiçekleri ile kutlamayı es geçmemesine de. Bir diğer anlam veremediği ve belki de en çok zoruna giden şey ise ona Çakıl Taşı demesidir...


"Bana, beni incitmek için "Çakıl Taşı" diye hitap etmeye başladığı o günden sonra bir gün, deniz kenarına gitmiş ve avucumda tuttuğum bu taşları toplamıştım. Taşları dakikalarca incelemiş, onların -sevilmeye değer- bir özellikleri olup olmadığını düşünmüş ve bir türlü bulamamıştım. Ben de Demir'den, aynı onun benden nefret ettiği gibi daha çok nefret etmiştim.
Daha çok..."


Aralarındaki bu duygusal çatışma kaderlerinde onları bekleyen evlilik için olumsuz bir başlangıca neden olmuştur.
Evet, evlilik... 
Demir'in annesi Aysun hanım yıllardır tedavilerle ayakta durmaya çalışıyordur. Tek istediği oğlunun mutluluğudur. O hasta diye kendisinin bir şeylerden mahrum kalmasını istemiyordur. Böylelikle bir gün İpek ile konuşmaya gider. Demir ile evlenmek isteyip istemediğini sorar. İpek'in cevabı ise evettir...


Konudan daha fazla bahsetmeyeceğim spoiler olmaması için. Böyle yoğun duygulara, özellikle nefret ve öfkeye sahiplerken nasıl birbirleri ile evlenebildiler? Sonraki süreç ne oldu? Bizzat sizin okuyup öğrenmeniz, yaşamanız gerekir.
Ancak şunu söyleyebilirim ki  kitap bittiğinde tekrar baştan okuyacaksınız kitabı o finalden sonra. Demir'in tavırlarına başta anlam verememişken finalde onun için çok üzüldüm, çok içime oturdu o halleri. Tekrar okuduğumda, kitabın içine girip ikisini de sarsmak istedim. Birini gururu yüzünden diğerini de durumu fark etmediği için...
Kitabı okurken devamlı Sting'in Desert Rose şarkısını dinledim durdum. Bu şarkının melodisinin Demir ve İpek'in arasındaki fırtınayı hissettirdiğini düşünüyorum. Okurken dinlemesi zevkli oldu bu nedenle benim için.

Sevmek, sevilmek, kaybetme korkusu...bu duyguları dibine kadar hissettiren bir kitap Nar Çiçeği. Bizi aşkın en kırılgan ve fırtınalı hali ile baş başa bırakıyor...


"Kalbimin en derinlerinde tek bir şey var. Ama bunu kendime dahi itiraf edemem. Edemem çünkü bir adı yok. Sadece en derinlerde var olan, kaderimin bir parçası olduğuna inandığım bir his bu. Her nefesimde benimle beraber büyüdü."








Share this:

, , , , , , , ,

Yorumlar

2 yorum:

  1. Kitap oldukca ilgimi cekti. Bu guzel anlatimin sonuna kadar sursun istemistim. Demirin ipekden nefret etmesini cok merak ettim. 😁 Ogrenmek icin okumak lazim 😊bu satirlari yarim birakmamak lazim.. 😊
    Tesekkur ederiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çoook sevindim 😊. Umarım sizde okurken keyif alırsınız. Yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim 😊.

      Sil