Harry Potter ve Lanetli Çocuk - Birinci ve İkinci Bölüm || J K Rowling - John Tiffany - Jack Thorne || Yorum


Künye

Orijinal Adı: Harry Potter and The Cursed Child, Parts One and Two
Yazarları: J K Rowling - John Tiffany - Jack Thorne 
Seri Adı: Harry Potter
Seri Sıralaması: 8/8
Çevirmenleri: Sevin Okyay - Kutlukhan Kutlu
Tür: Tiyatro - Fantastik
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Goodreads Puanı: 3.81/5



Öncelikle bu evreni çok özlemişim ❤.

Daha kitap orijinal dilinde ilk yayınlandığında bir çok olumsuz yorum gördüğüm için ve bir tiyatro metni olduğunu bildiğim için beklentisiz okumaya başladım Harry Potter Ve Lanetli Çocuk'u. İyiki de öyle oldu. İlk başta Albus ve Harry'nin arasındaki iletişimsizliğe çok kızdım ve şaşırdım ama sayfalar ilerledikçe soluksuz bir okuma sürecine girdim ve beklediğimin aksine bir tiyatro metni olmasına rağmen çok beğendim.
Kitabı bitirdiğimde o duygu yoğunluğuyla beş puan verecektim  ama biraz durup düşündüğümde dört puan vermemin daha adil olacağına karar verdim.

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları'nın finalini okuduğumda (ki o zaman ortaokuldaydım) ilk düşündüğüm, yazar bu seri için bir kitap daha yazsa novella tadında olur demiştim ama yazar bir tiyatro metni yazdı ve ben tiyatro metni okumayı sevmememe rağmen bu kitabı heyecanla ve keyifle okudum.
İkinci düşündüğüm ise neredeyse mükemmel ve örnek bir aile hayatlarının olacağı, çocuklarının hepsinin Gryffindor'a seçileceği ve örnek arkadaş gruplarında olacağı yönündeydi.

Fakat yazar bunun da tersini yaptı.

Bırakın örnek bir aileyi, Harry'nin, (Ginny ile ortanca çocukları) Albus'la arası kötü.
Başta gergin gibi gözükse de bölümler ilerledikçe beter oluyor resmen.
Ayrıca Albus, Gryffindor yerine Slytherin'e seçiliyor. Bir Potter Slytherin'de!

Geçiş sahnesini okuduğumda ilk aklıma gelen Felsefe Taşı'nda, Seçmen Şapka'nın, Harry'nin hangi binada olacağına karar verirken yaşadığı kararsızlıktı ve onda da aklına Slytherin gelmiş ancak Harry istememişti. Bu yüzden sonuç beni rahatsız etmedi.

Ve Albus'un en yakın arkadaşı bir Malfoy!
Draco'nun oğlu Scorpius ama babasıyla fiziksel benzerlikleri dışında pek bir alakaları yok.
En sevdiğim karakterdi. Albus'la arkadaşlıklarını da çok sevdim.
İkisinin atıldığı maceranın Voldemort'la bağlantılı olması beni rahatsız etmedi.
Yedi kitap boyunca baş kötü olarak gördükten sonra her ne kadar muhteşem bir finalle işini bitirmiş olsalar da illa bir yerde adı geçecekti yeni kitapta.
Yazar güzel kurgulamış olayı Harry ve Albus'un ilişkisine de yansıyacak şekilde.

Hem tiyatro metni olduğu için hemde yazar kaynaklı, ilk başta Harry ve Albus'un ilişkisinin kötü olması çok rahatsız etti ve üzdü beni. Ancak okudukça ve düşündükçe de aklıma yattı. Ünlü bir adamın oğlu olmak ve onun gibi başarılı olunmasının beklenmesi, ergenlik çağındaki biri için kolay olmasa gerek.

Yalnız Harry'nin daha iyi bir baba olmasını beklerdim yaşadıklarından ders alarak. Babası yoktu ama yanında olan erkek figürleri oldukça fazlaydı.
Bir rahatsızlığımda zamanda yolculuk sahneleriydi. Biri yeteri kadar net değildi. Ayrıca zamanda yolculuk yapıp alternatif evrenlere gitmenin daha ağır bir bedeli olmasını beklerdim.

Yinede bu evrenle ilgili yeni bir şeyler okumak çok mutlu etti beni eksikliklerine rağmen. Başkalarının aksine de hayal kırıklığına uğramayan gruptanım😇. Bir alıntıyla bitiriyorum yorumumu...

"Dumbledore
Harry, bu karmaşık, duygusal dünyada mükemmel bir cevap asla yoktur. Mükemmeliyet, insanlığın erişemeyeceği, sihrin erişemeyeceği bir yerdedir. Her pırıl pırıl mutluluk anının içinde o zehir damlası vardır: Acının tekrar geleceğini bilmek. Sevdiklerine karşı dürüst ol, acını göster. Istırap çekmek, nefes almak kadar insanidir."

Share this:

, , , , , , , ,

Yorumlar

2 yorum:

  1. kitapları dizip çekip çekip paylaşıyosun ya rengarenk kapaklarıyla.. okumasamda almak geliyo içimden bebeğim :)yazılar harika gerçekten eline kalbine sağlık diyorum :* sena

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim aşkım. Yorumlarını çok seviyorum 💕.

      Sil