Tüm Sırların Sahibi Kız || M. R. Carey || Yorum





Künye

Orijinal Adı: The Girl With All The Gifts 
Yazarı: M. R. Carey 
Tür: Bilim - Kurgu - Gerilim - Distopya
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Goodreads Puanı: 3.92/5
Benim Puanım: 4.5/5



“İddia ediyorum, bu zamana kadar yazılmış en iyi kurgulardan biri.”


Kitabı nasıl beklettim bu zamana kadar? Nasıl?!

Bayıldım ya. Öyle böyle değil hemde. Baya  ba-yıl-dım! 
Kitap elime geçtiğinde merakımı fazlasıyla uyandırmıştı aslında. Özellikle yazarın kariyer geçmişi ve aldığı bir dolu övgü bunda etkili olmuştu. Ancak kitaba başlasam da sınavlar yüzünden yarım bırakmak zorunda kalmıştım. 
Tüm övgüleri hak eden bir kitap kesinlikle (Zaten Joss Whedon'ın övdüğü bir kitap nasıl kötü olabilir ki? ). Soluksuz okudum diyebilirim.

Kitaba başladığımda konuyla ilgili hiçbir bilgim yoktu. Arka kapağından edindiğim izlenimler de distopya türünde olduğu yönündeydi. Bu yüzden ilk başta gerçekleşen olayları pek anlamlandıramadım günümüzdeki distopyalar gibi beklediğim için. İlerleyen sayfalarda işin iç yüzü anlaşıldı. Hala distopya olduğu söylenebilir ama bilim-kurgu ile harmanlanmış bir distopya.


Kitap zombilerle ilgili.

Bunu fark ettiğimde birazcık şaşırdım ama sadece biraz. Kitabın kapağı ve adı bana bilimsel bir konuyu çağrıştırmıştı. Nitekim olaylar patlak verdiğinde karşılığını aldım.
Virüs yayıldıktan -en az- yirmi yıl sonrasındaki dünyayla karşı karşıyayız. Hayatta kalanlar buna çöküş adını vermiş. Virüsün adı Ophiocordyceps unilateralis. Bir çeşit mantar sporu. Bu spor ancak bir acıkmış (virüse sahip kişiler) tarafından ısırılınca ya da kanlı sıvılarına maruz kalınca bulaşıyor. 

   Büyümek ve yaşlanmak. Oyun oynamak. Keşfetmek. Pooh ve Piglet gibi. Ve Afacan Beşler gibi. Ve sonra Heidi ve Çiftlik Kızı Anne gibi. Ve sonra Pandora gibi, dünya denen koca kutuyu açmak ve korkmamak, içindekilerin iyi ya da kötü olup olmadığını bile umursamamak. Çünkü her ikisi de vardı. Her şey, her zaman iki taraflı.   
   Ama bunu anlamak için kutuyu açmak gerekiyordu.

Ana karakterlerimizden Melanie bir acıkmış. İngiltere, Birmingham'da bir askeri üs de. İncelenmek üzere bulunuyor kendi gibi bir grup çocukla. Onlar diğer acıkmışlardan daha farklı. Beyinleri tamamiyle virüs tarafından ele geçirilenler sadece açlık hissiyle dolu. Etrafta bir hareket ya da insan kokusu yoksa sabit duruyorlar en son bulundukları konumda. Fakat Melanie ve onun gibiler açlık dışında başka şeyler de hissedebiliyor ya da hareket halinde bulunabiliyor. Bu yüzden inceleme altındalar tedavi için.

Dr. Caroline Caldwell, çocukları incelemeden önce belli bir süre için eğitimden geçiriyor. Matematik, tarih vb. dersler görüyorlar. Bu proje için görevlendirilenlerden biri olan Helen Justineau da onların psikolojik durumlarını Dr. Caldwell'e bildiriyor. Bu eğitim sürecinde Helen, Melanie ile bağ kurmaya başlamıştır. Yapmaması gerektiği halde...
Bir gün yaşadıkları üs saldırıya uğrar acıkmışlar tarafından. Helen, Dr. Caldwell ve Melanie bir kaç askerin yardımıyla üsten kaçmayı başarırlar ama bu sefer de hayatta kalma mücadelesi başlar. Tehlikelerle dolu bir süreç onları bekliyordur.


Bu okuduğum ikinci zombi kitabı olsa da izlediğim zombi filmlerine dayanarak kurgunun çok iyi yazıldığını ve orijinalliğini belirtmeliyim. Özellikle bilimsel veriler açısından altyapısı sağlam bir kitap. Bilim-Kurgu türünü seven herkese rahatlıkla önerebilirim. Ayrıca kitabın bundan daha iyi bir adı olamazdı. Filmi de  30 Eylül'de vizyona giriyor. Filmden önce mutlaka okumalısınız derim. Çünkü fragmandan edindiğim izlenim, buzdağının sadece ucunu göreceğimiz yönünde.





Share this:

, , , , , , , , ,

Yorumlar

2 yorum:

  1. Zombi kitapları, filmleri, diziler pek popüler son zamanlarda. Ben de en sevdiğim dizi olan The Walking Dead seviyorum. Kitabı listeye ekledim bakacağım en kısa zamanda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yıl zombilerle ilgili bir şey oluyor mutlaka. The Walking Dead uzun soluklu olduğu için devam edemedim ben. Bu kitabın konusu da bilimsel açıdan göz doldurucuydu.

      Sil