Okuma Etkinliği || Ceylan || Zeynep Saraç || Ön Okuma



Yeni bir okuma etkinliği ile merhaba :). Çok sevdiğim yazarlardan biri olan Zeynep Saraç'ın yeni kitabı Ceylan için bir etkinlik düzenleyelim dedik Aslı ve Seda ile. Arunas Yayıncılık sponsorluğunda da etkinliğimiz bugün başlıyor. Bir Parça Masal'ı okuyanların tanıyacağı Aras Karahanlı'nın kuzeni Çağrı Mert Karahanlı'yı okuyacağız Ceylan'da. Tabiki bir Karahanlı olarak o da efsane bir karakter :). Aşağıda etkinlik takvimimizi  ve  kitabımızın ön okumasını bulabilirsiniz.




 Etkinlik Takvimi

27 Mayıs: Ön Okuma
29 Mayıs: Yorum - My Real
30 Mayıs: Zeynep Saraç İle Röportaj - My Real
31 Mayıs: Yorum
1 Haziran: Yorum ve Alıntılar - Uğur Böceğinin Kitaplığı




Ön Okuma


Ceylan

    Yalandan kim ölmüş? Bizim aşkımız yaşayacaktı; tabii söylediğim yalan duyulmadığı sürece… Eğer duyulursa Kerem beni terk eder, abilerim de öldürürdü. Kısaca açıklamak gerekirse bu yalan yüzünden hem aşkımız yaşayabilir hem de ben ölebilirdim. Olsun Ceylan, boş ver! Yaşa gitsin!

    Yalanım mı? Aynen şöyleydi: Kerem ile yedi aydır beraberdik ve altı ay önce, bana en büyük hayalinin, oldukça ünlü bir holding olan Karahanlı Holding’de işe başlamak olduğunu söylemişti. Hatta bu hayal, üniversiteye başladığından beri onun bu kadar başarılı bir öğrenci olmasındaki ateşleyici güçmüş. Bu asla bana göre bir hayal olmasa da ona saygı duyuyordum. Ben de abim Murat’a, Kerem’den, bir arkadaşımın kuzeni olarak bahsetmiş ve başvurusunun öne alınmasını sağlamıştım. Abim, Holding’in veliahtlarından bir tanesi olan Aras Karahanlı ile olan yakın arkadaşlığını kullanarak bu işi halletmişti. Yalnız küçük bir ayrıntı vardı. Abim, Kerem’in, benim erkek arkadaşım olduğunu duyduğu anda hayatımı söndürebilirdi. Umursuyor muydum? Şimdilik asla!

    Burada, İstanbul’da, neredeyse iki nesildir yaşıyor olsak da memleketimizin katı gelenekleri bizimleydi. Stajım bittiğinde muhtemelen beni evlendireceklerdi. Bizim ailemizde kızlar, öyle gönlüne göre hayatını çizemezdi. İşte ben de tam bu yüzden, Kerem ile olan aşkımızı yaşatmaya çalışıyor, ona her şeyi tam olarak açıklayamamış olsam da onun ciddi bir adım atmasını sağlamak istiyordum. Babaanneme onu anlattığımda arkamda olacaktı biliyordum. Yeter ki Kerem’in beni istemeye geleceği güne kadar bir arıza çıkmasındı. Ama yalanımın bir de devamı vardı. Henüz yirmi dört yaşındaki erkek arkadaşım Kerem, Karahanlı Holding’de yeteneklerini göstermiş, böylece finans bölümünde, hatırı sayılır ve gelecek vadeden bir pozisyon edinmişti. Finans müdürü ile olan sıkı bağları sayesinde bir şekilde, Karahanlı Holding’e ailemden gizli yaptığım staj başvurumun kabul edilmesini sağlamıştı. Bu arada Kerem’in böyle bir beceriyi nasıl gösterdiğini hala aklım almıyordu. Tamam, çok çalışkan, işine bağlı ve sadık bir çalışan olabilirdi, ama iş, insani ilişkiler konusuna geldiğinde ne kadar pasif bir insan olduğunu anlatmama hiç gerek yoktu. Zaten görecektiniz. Yine de bu durum, benim başarım sayılırdı. Kim demiş kadınlar kariyer yapamaz diye? İşte, hem Kerem’i oraya iteklemiştim hem de sevgilimin çalıştığı bölümde staja başlamıştım. Okuduğum özel üniversitenin benden istediği bu stajdan aileme bahsetmediğim için şanslıydım. Bunu öğrendikleri anda bana, yakın bir aile dostumuzun yanında bir staj programı ayarlayacakları kesindi. Bu en iyi ihtimal sayılırdı. Kötüsü ise; o stajı, ailemin sahip olduğu inşaat firmasında göstermelik olarak yapmak gerektiğini savunacak olmalarıydı. O zaman, zaten aylardır dikenli bir telin üzerinde yürüyormuşum gibi yürüttüğüm bu ilişki nasıl ilerleyecekti? Ben de Kerem’in beni oraya aldırmasını kendi başarım gibi göstermiş, aileme, Karahanlı Holding’den staj daveti geldiğini söylemiştim. Eminim, bu koca şirket dört gözle, çan eğrisi ile bile zor geçen beni bekliyordu! Elbette derdim orada staj yapmak falan değildi, tek istediğim Kerem’e daha yakın olabilmek ve sevdiğim bu insan ile bir an önce evlenebilmekti. Babaannemin, daha önce yüzünü bir kere bile görmediği dedem ile evlendiğini düşünürsek yedi ay hiç de fena değildi. Hem her ne kadar aile kurallarını umursuyor gibi görünmesem de bu bir gerçekti. Bizim değişmez kurallarımız vardı ve babaannem ailemi ancak bu kadar durdurabilmişti.

    Başka bir ailede doğmuş olsaydım en az otuz yaşıma kadar bekâr kalabilirdim, ama burada hazır Kerem’i seviyorken kariyeri ikinci plana atmak zorundaydım. Kerem ile olursam nasıl olsa birlikte çok güzel ve çok farklı bir hayatımız olacaktı.


Share this:

, , , , , , , ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder