Grey - E L James - İnceleme



Künye

Orijinal Adı: Grey
Yazarı: E L James
Seri Adı: Fifty Shades
Seri Sıralaması: 4/4
Tür: Erotik - Günümüz
Yayınevi: Doğan Kitap
Goodreads Puanı: 3.80/5
Benim Puanım: 4.2/5


Kitap bitti ama bende bittim.

Öncelikle tahmin ettiğimden uzun sürdü okuma süreci. Beş günde okudum ki bu benim için şaşırtıcı oldu. Çünkü Grey'i çıkacağını duyduğum günden beri bekliyorum. Üstelik burada Christian Grey'den bahsediyoruz. Bu yüzden böyle bir sürede bitirmem beni şaşırttı.

Bunun dışında beni bitiren bir başka yönü Christian'a duyduğum sevginin artmış olması oldu. Bu kitaba kadar 'daha ne kadar sevebilirim' düşüncesi içerisindeydim ama daha fazlası mümkünmüş.  Anastasia ile ilgili iç seslerini okurken eridim diyebilirim. Grinin Elli Tonunu okurken taraflı bir bakış açısıyla sevmiştim Christian'ı. Fakat Grey'de aradaki perde kalktı ve  Christian'la baş başa kaldım.

Bu...muhteşemdi.

Günlük rutinini okumak, herhangi bir durumda kafasından geçen düşünceleri bilmek, geçmişine dair gördüğü kâbusların daha fazlasından haberdar olmak, Anastasia'ya karşı hisleri, onunla ilgili düşünceleri, planları... Bunları direk kendisinin ağzından okumak çok güzeldi (çok seviyorum bu adamı!). Üstelik kitabı okurken filmden görüntüler aklıma geldi sürekli ve bu okuma sürecini daha zevkli kıldı.

"Seattle'a helikopterle mi gideceğiz?" diye fısıldıyor.
"Evet."
"Neden?"
"Çünkü bunu yapabilirim." Sırıtıyorum. Bazen ben olmak korkunç güzel. 

Grinin Elli Tonunda Anastasia'nın, Christian'a aşık olma sürecini okuyorduk. Grey'de de Christian'ın, Anastasia'ya adım adım aşık oluşunu okuyoruz. Tüm o bombokluğun elli tonu durumuna rağmen.

Bombokluğun elli tonu demişken, çevirmenlerin bu ifadeyle bir sorunu var herhalde. Filmde de değiştirmişlerdi, Grey'de de değiştirmişler. 'Deliliğin elli tonu' olarak! Ne zararı varsa 'bombok' ifadesinin. Yaş sınırı var sonuçta.

Hazır çevirmenlerden laf açılmışken kitabın çevirisiyle ilgili yazmaya devam edeyim. Kitap bitti ama aklımda net olarak kalan bir şey varsa o da 'kardo' kelimesi. Yahu nedir bu 'kardo' ? Çeviren arkadaşın bunu yazarken aklı neredeymiş bilmiyorum. Nerede geçtiğini sorarsanız Christian'ın, Elliot ile bir diyaloğunda geçiyor. Elliot, Christian için kullanıyor 'kardo' ifadesini.
Bir başka şeyde, kitap boyunca itaatkar ve köle terimleri konusunda git gel yaşamış çeviren arkadaş. Oysaki sadece itaatkar terimini kullanması gerekirdi. Köle ve İtaatkar birbirlerinden farklı şeyler (yazının sonuna tanımlarını ekliyorum).



Değiştirilen bir başka kalıp ifade 'evrak işlerinin canı cehenneme' ifadesi. Kitapta yazan ise 'siktir et formaliteleri' . Ne fark eder derseniz, evrak işleri ifadesi Christian'ın, Anastasia'ya imzalatmak istediği sözleşmeleri ifade ediyor. Formalite ifadesi ise sanki ilişkiyi ağırdan almaktan bahsediyormuş gibi bir anlamı akla getiriyor. Bu yüzden fark eder. Tabiki birebir Grinin Elli Tonunun çevirisini beklemedim ama kilit şeyler olduğu gibi kalmalıydı ve daha akıcı bir çeviri okumak isterdim.

Artık Türkçe çevirisini mi okumayı tercih edersiniz  yoksa İngilizceyi mi bilemem ama Grey'i kesinlikle okumalısınız. Özellikle Grinin Elli Tonunu beğenenler! Christian'ın bakış açısı keyifli bir deneyim sunuyor. Üstelik Grinin Elli Tonuna ek olarak bir 45 sayfa daha yazmış yazar. Christian, Anastasia tarafından terk edildikten sonra neler hissetti, neler yaptı bunları okumuş oluyoruz. Bir alıntıyla yazıyı bitiriyorum...


"...Ellerinin kollarımda olmasını umursamıyorum. Karanlıklar uykuda; belki onu uzun zamandır istediğim içindir. Hiç böyle bir arzu, böyle bir... açlık hissetmemiştim. Bu yeni bir his; yeni ve pırıl pırıl. Ondan o kadar çok şey istiyorum ki: Güvenini, bağlılığını, itaatini. Benim olmasını istiyorum ama şimdi... ben onunum."


Köle: Kölelik bir insanın başka birinin malı ve mülkü olması.

İtaatkar: BDSM ilişkide bottom veya teslimiyet, pasif alıcının itaatkar bir rol almasına denir.Diğer partner, üsttedir ve hakimdir.

Share this:

, , , , , , ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder