Grinin Elli Tonu (Fifty Shades of Grey) - Film Yorumu



Yapım: 2015 ABD

Tür: Dram, Romantik

Süre: 125 Dak.

Yönetmen: Sam Taylor-Johnson

Oyuncular: Jamie Dornan,Dakota Johnson, Jennifer Ehle,Rita Ora, Marcia Gay Harden

Senaryo: E.L. James

Yapımcı: Michael De Luca, Dana Brunetti, E.L. James




İki yıl ve üzeri bir bekleyişten sonra sonunda dün vuslata erdik :)). Bir daha sinemada izleme fırsatım olur mu emin olamadığım için iki seans üst üste izledim. İyiki de öyle yaptım. Filmde olaylar o kadar çabuk olup bitiyor ki ikinci seansta ancak kabullendim filmi gerçekten izlediğimi. Hala karışık duygular içerisindeyim, o nedenle yorumda çelişkili ifadeler okuyabilirsiniz. 

Öncelikle filmi izlemeyenler ve izlemeyi düşünenler için bir UYARI vermek istiyorum, "Kitabı okumadan sakın izlemeyin" derim! Çünkü anlam veremeyeceğiniz sahneler, kaçırdığınız diyalog ve espriler vardı. Bir fan olarak onlardan mahrum kalmanızı istemem. Kısaca konuya değinip filmle ilgili düşüncelerimden bahsetmek istiyorum.



*Anastasia Steel (Dakota Johnson) 21 yaşında, bir  İngiliz Edebiyatı öğrencisidir ve mezun olmak üzeredir. Bir  gün ev arkadaşı Kate'in hastalanması üzerine onun yapacağı röportaja kendisi gider. Röportaj yapacağı kişi Grey Şirketler Grubunun CEO'su Christian Grey'dir (Jamie Dornan). İkiside birbirinden oldukça etkilenir. Özellikle Christian, Anastasia'nın Hakim-İtaatkar ilişkisine uygun karakterde biri olduğunu düşünüyordur. Böylece peşine düşer. Ve ilişkileri başlar.

Tabi bu ilişkinin kalpler ve çiçeklerle ilgisi yok. Daha karanlık ve sert. Buna rağmen iki karakterde birbirine aşık olur.*




Filmi izlemeden önce yorumun başında kesin yılın en iyi kitap uyarlaması yazarım diyordum, öyle olmadı. Evet, kitabı birden fazla kez okuyan biri olarak güzeldi fakat bir yanıyla hayal kırıklığıydı. Benim elli tonuma olmadı bu film. Hele biz fanlara hiç olmadı. Kitabı okumayıp sağdan soldan fikir sahibi olan çok, hiç değilse bu filmle neden serinin bu kadar sevildiği anlaşılır diye düşünmüştüm. Tabi bu filmden sonra hiç anlaşılmaz.

Film kitabı okuyanlar için yapılmış bu kadar net. Benim gülerek izlediğim sahnelerde kitabı okumayanlar hiçbir şey anlamadan izliyordu. Duygu bakımından boşlukta kalan sahneler vardı. Nedeni de olması gereken sahnelerin olmaması. Değişiklikler vardı eyvallah. Zaten bir film ne kadar iyi uyarlanabilir ki? Ama böyle de olmamalıydı. Süresi üç saat olsaydı da o duygu yoğunluğuna girseydim.



Zaten kitabın kilit kısımları seks sahneleri. Karakterler arasındaki duygu yoğunluğu hissedilmezse ne anlamı var? Tam moda girecekken sahne kesiliyor, siz öylece kalıyorsunuz. Kırmızı Acı Odası sahnelerine gereken özen gösterilmemiş. Sevgili Dakota Johnson karaktere kendi yorumunu katarak beni baya güldürdü. Özellikle barda Christianla yaptığı telefon konuşmasında. Yorum katma konusunda bir tarafıyla iyi yapmış bir tarafıyla kötü.

İyi tarafı kitaptaki Anastasia silik bir karakterdi, ona canlılık getirmiş. Kötü tarafı ise filmdeki Anastasia  kitabın o  hüzünlü ve umutsuz havasını dağıtmış. O havayı hissetmeniz ve filmin  sonunda  ikinciyi nasıl bekleyeceğim diye çıldırmanız gerekiyordu. Kaçınızda oldu ya da olacak bilmem. Ve Jamie, Dakota'nın yanında pasif kalmış. Dominant Christian Grey'i çok az hissettim ki bu olmaması gereken bir şey.

Kitabın sonunda Anastasia'nın Christian'a bir hediyesi ve notu vardı ama filmde eser yoktu. Ne önemi var diyeceksiniz benim cevabım yine kitap. Christian'ın telefonu Blackberry olmalıydı, yazarın özellikle üzerinde durduğu bir nokta. Mailler değiştirilmiş. Doktor Green'i görmedik, sadece adı geçti. 

Filmin çevirisini yapan kişide ayrı bir şaşkınlığa uğrattı. İçeriği ve yaş sınırlaması belli olan bir filmde kalkıp "bombokluğun elli tonuyum" ifadesini ne diye "dengesizliğin" şeklinde çevirirsin ki?!



Bu olumsuzlukların dışında olumlu yönlere geçersem film müziklerine bir kere daha aşık oldum sanırım. Dünden beri aralıksız bir şekilde Annie Lennox'ın "I Put A Spell On You" şarkısını dinliyorum, çok güzel! Ayrıca oyuncular karakterlere cuk oturmuş. Özellikle Dakota Johnson beklemediğim bir şekilde Anastasia'ya uymuş. Jamie Dornan zaten seçildiği andan itibaren kalbimi feth etmişti.

Film hakkında düşüncelerim bu şekilde. Kitabı okumayıpta izlerken beğenen arkadaşlar olduğu için yorum yine size kaldı. Farklı düşünenler varsa yorumlarınızı okumak isterim.



Share this:

, , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder