Köşe Yazılarım: Bir Mazoşistten Sevgilerle...



Günümüzün en moda konularından biri yalnızlık (belki artık modası geçmiş bile olabilir). Yalnızım ifadesini çok duyarız. Kimi çoğunluk öyle dediği için söyler kimi ise gerçekten öyle hissediyordur. Bu konuyla paralel olan bir başka anlayış ise yalnızlık=sevgi(li)sizlik. Çünkü genellikle sevgiliniz veya bir platoniğiniz olmadığında 'yalnızım' dersiniz. Ki bende bu gruba  dahil ediyorum kendimi.

Nedir bu yalnızlık? Semptomları nelerdir? Gerçekten yalnız mısınızdır? Peki aşık olmak bu yanlızlığın çözümü müdür?



Bu soruları cevaplamadan önce başlığın ne alaka olduğunu açıklamam daha iyi olur
sanırım. Blogumu takip edenler bilir aşk kitaplarını okumayı ne kadar sevdiğimi. Bu sevgi öyle böyle değil. Fantastik veya polisiye romanlarda bile aşk arayan bir kızım ben. Peki neden bu bağlılık?

Üstelik her aşk kitabından sonra yalnızlığımı daha çok hissediyorum ama okumaktanda vazgeçemiyorum. Böyle bir çelişki...bir tanıdığım 'Başkalarının aşklarını okumaktan ne zevk alıyorsun?' Diye sormuştu. Cevabım ise sessizlikti. Yine sorsa yine sessizlik olur sanırım.

Bu yanlızlığın ben hali değilde nedir? Bir başka çelişkide kaldığım durum ise bu yanlızlığa kendimizi biz mi itiyoruz yoksa gerçekten yalnız mıyız?
Ve burada sorulması gereken bir başka soru aşk bu yalnızlık duygusuna çözüm mü?



Bence aşık olmak geçici bir kendini kandırma hali. Kelimenin gerçek anlamıyla sizi sevdiğini hissettiren biri olsa (bu kişi bir arkadaş ya da bir aile üyeside olabilir) belkide o kadar yalnız hissetmeyeceksiniz.

Şöylede bir şey var ki gerek film gerek kitaplar yüzünden yalnızlığın aşksızlıktan kaynaklandığı imgesi kafamıza yerleşmiş durumda. Çünkü tam tersi bir durumu iyi bir şekilde pazarlayamazlar. Oysaki aşkı bir hediye paketi gibi allayıp pullayıp önümüze koyuyorlar. Böylelikle yalnızlaşıyoruz. Okuduğumuz veya izlediğimiz şeyleri yaşayalım istiyoruz. Bu da bizi yalnızlığa itiyor.

Gerçek hayat ise 'bozulmuş' bir hediye paketi. Bu bozulmuş paketi ise ilk haline çevirmeye çalışıyoruz, olmayacağını bile bile.

Yalnızlık psikolojik bir durum olduğu için kayıtlara geçen semptomlardan çok psikolog ve psikiyatristlerin tezleriyle karşılaşmamız daha olası. Bununla ilgili detaylı bir araştırma yapıp bilgi vermem daha sağlıklı olur.

Tabi bu karamsarlık kokulu yazının devamı ne zaman gelir bilinmez. Bir dahaki yazıya kadar kendinize iyi bakın. Sevgiler...

Share this:

, , ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder