Ön Gösterimlerim: Kan Bağları - Film Yorumu


Künye
Puan: 7.3 /10
Yapım: 2013 ABD - Fransa
Tür: Dram, Suç
Süre: 127 Dak.
Yönetmen: Guillaume Canet
Oyuncular: Marion Cotillard,Mila Kunis, Clive Owen, Zoe Saldana, James Caan
Senaryo: Guillaume Canet, James Gray



Bugün ilklerden birini daha gerçekleştirdim sanırım.

Film aslında yurt dışında çıkalı bir yıl oluyor. Bize gelmesi neden 2014'ü buldu bir fikrim yok. Bunun için Beyazperde ve Codex Medya işbirliği ile 26 Mayısta Ortaköy Feriye Sinemalarında  bir ön gösterim düzenlendi. Bende davet edilen bloggerlardan biriydim. 

Filmden önce bloggerlar için küçük bir toplantı düzenlendi. Ayrıca Beyazperde bugünün anısı olarak hepimize bir hediye paketi verdi ki yazının sonunda fotoğrafını koymayı düşünüyorum. Bunun dışında etkinlikten oldukça keyif aldığımı belirtmeliyim. 

Film, 1974'lerin New York'unda geçiyor. Pierzynski ailesinin büyük oğlu Chris (Clive Owen) 12 yaşından beri çeşitli suçlara karışmış ıslah evlerinde yetişmiş ve en son sevgilisine tecavüz edip öldüren adamı öldürmekle 12 yıllık bir hapis cezasına çarptırılmıştır. Film Chris'in hapishaneden şartlı tahliye edilmesi ile başlıyor. Chris'i almaya erkek kardeşi Frank(Billy Crudup) ve kız kardeşi Marie (Lili Taylor) gelmiştir. 

Erkek kardeşi Frank, Chris'in aksine başarılı bir polistir. Daima doğrunun peşinde koşmuş, suçluların yakalanması için ciddi bir mücadele vermiştir. Şimdi de abisi Chris'e yardımcı olmak istiyordur önceden yaptığını sandığı gibi.



Chris şartlı tahliye ile çıktığı için hakimlerin gözü üzerindedir. Eski yaşam tarzını bırakıp doğru düzgün bir iş bulması gerekiyordur. Böylece bir araba tamirhanesinde işe başlar ve kardeşi Frank'in yanına taşınır. İlk başlarda bu şekilde yaşayabileceğini düşünse de sonraları eski eşine (Marion Cotillard) ödemesi gereken nafaka, tamirhanede çalışan kasiyer kız Natalie (Mila Kunis) ile parasız bir şekilde birlikte olmak istememesi onu eski yaşam tarzına geri sürükler. 

Bir tarafta Frank eskiden hapse tıktığı Anthony Scarfo'nun eşi Vanessa (Zoe Saldana) ile karmaşık bir ilişki yaşamaktadır. Ama Chris için bela yakında olduğu gibi Frank içinde öyledir.

Öyle bir an gelir ki tüm doğru ve yanlışlara karşı Kan Bağları üstün gelir...

Filmin başlarında olaylar biraz dağınık verilse de son dakikaları oldukça etkileyiciydi. Özellikle sonu... Çalan müziklere de ayrıca bayıldığımı belirtmeliyim. Kan Bağlarının ne kadar kuvvetli olabileceğini anlatan güzel bir filmdi. Hafta sonu kardeşinizle gitmek için ideal bir film :).


Bu blogger toplantımızdan bir fotoğraf


Bu da hediye paketi..


İlgi ve alakaları için özellikle Hande hanıma ve Beyazperde ekibine teşekkürler :).

Share this:

, , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar

2 yorum:

  1. hoş bi foto olmuş :) tebrikler çalışma için ayrıca eline sağlık yorum için :) biz de nerdeee böyle etkinlikler :) okumakla yetinenler kulübü :) fragmana baktım da eski binalar, ahşap pencere ve kapı çerçeveleri, gıcırdayan merdivenler, karışık renkli mobilyalarla döşenmiş evler, dekor ve kostüm,fon müziği al benden de tam not :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) . Aslında bu sefer ki ön gösterim için facebook ta yarışma düzenlenmişti. Beyazperdeyi takip etmek lazım. Aynen. Filmin havasını başarılı bir şekilde oluşturmuşlar :).

      Sil