Saplantı - Jennifer L. Armentrout - Yorum


Künye

Kitabın Adı: Saplantı/Obsession
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Tür: Yeni Yetişkin - Fantastik
Yayınevi: Dex
Goodreads Puanı: 4.15/5
Benim Puanım: 5/5




Tek kelimeyle müthişti!

Allahııım. Nedir benim bu uzaylılardan çektiğim?! Ya da yazardan mı demeliyim. Ne lux serisinde ne de bu saplantı da hayal kırıklığına uğradım. Kitaba bayıldım. Yalnız Opposition aşkım kabardı :D (lux'un 5.kitabı, daha çıkmadı.) . Neden derseniz yazının ilerleyen kısımlarında açıklayacağım.

Kitap Serena'nın arkadaşı Mel'in ciddi bir olaya tanık olması ile başlıyor. Tanık olduğu olay Senatör Vanderson'ın oğullarını luxen biçiminde görmüştür. Sadece görmekle kalmamış duymaması gereken şeyleri de duymuştur. Oradan kaçıp doğruca Serena ile buluşmuş ve tüm olanları ona anlatmıştır. Serena arkadaşını bu halde yalnız bırakmak istemediği için kendi evine gelmesini teklif eder. Otoparkta ikiside kendi arabasına doğru giderken Senatör'ün oğlu gelir ve Mel'i öldürür. Serena bu gördüklerini ve arkadaşının ona anlattıklarını polislere anlatır ve işin içine SD girer. 

Lux serisini okumayanlar ya da unutanlar için SD'nin açılımını yaparsak: Savunma Dairesi anlamına geliyor. Uzaylılar ve onlarla ilgili çıkan sorunlarla ilgilenen bir birim. SD Senatörden Serena'ya bir zarar gelmemesi için onu korumak üzere Hunter'ı görevlendiriyor. Hunter bir Arum. Lux serisini okurken onlarla ilgili gözümün önüne gelen görüntüler hiç hoş  değildi doğrusu. Ama kim Hunter'ın delici mavi gözleri olan esmer, alaycı, kendine has öküzlüğü ile bu kadar baştan çıkarıcı olacağını tahmin edebilirdi ki? Ben edemedim, Serena da. 

Serena olay yerine arabasını almak için gittiğinde ilk defa orada görür Hunter'ı. Daha sonra eve gittiğinde evde onu bir süpriz beklemektedir. Luxen. Siz bu luxen'in kim olduğunu tahmin edersiniz. Serena ölmek üzereyken Hunter gelir ve onu kurtarır. Senatör'ün oğlu ölür. Daha sonra kızın oracıkta sinir krizi geçirmemesi için 'birazcık' enerjisini sömürür ve evine götürür. 

Serena'nın arkadaşından öğrendiklerine değinirsem, daidalos, kartal projesi ve Pennsylvania da ki çocuklardan bahsetmiştir. Pennsylvania kısmı ile ilgili çok fazla bir tahmin yürütemedim ama çocuklar dediği için kökenlerle ilgilidir diye tahmin ediyorum. Daidalos' un zaten luxenler, kökenler ve mutasyona uğrayan insanlar üzerinde deney yaptıklarını biliyoruz. Benim asıl bahsetmek istediğim kartal projesi. 

Daidalos luxenler'in dünya'yı ele geçiriceklerine inanıyor. Hatta Köken de Çavuş Dasher dı yanlış hatırlamıyorsam katy ile bununla ilgili bir konuşma yapıyordu. Kartal Projesininde amacı bu. Dünya'yı ele geçirmek! Senatör ne zamandır bunun planını yapıyormuş. Niyetleri kökenleri kullanarak daidalos' u yok etmek, dünya ve dünya'nın dışındaki gezegenlerde yaşayan luxenleri bir araya toplayıp dünya'yı ele geçirmek! Gerçekten düşünüldüğünde tüyler ürpertici.

Köken'i okuyanlar bilir son sayfasında Daemon'ların kaldığı Rocky Dağına (doğru hatırlıyorumdur ismi umarım) binlerce luxen gelmişti ve kitap orda bitmişti. Aslında olaylara baktığımızda Saplantı'nın Kökenden önce çıkması gerekiyormuş. Bunu Türkiye için söylüyorum. Zaten yazar Saplantı'yı Kökenden önce çıkardı. Luxenlerin çok iyi varlıklar olduğunu elbette düşünmüyordum ama dünya'yı ele geçirmek isteyecek kadar kibirli olduklarını düşünmemiştim. Neredeyse Arumlar daha iyiymiş diyeceğim. Neredeyse. 

Neyse çiftimize dönersek ben ikisinede bayıldım. Serena'nın Hunter karşısında ki kararlı ve olabildiğince korkusuz tutumu, Hunter'ın da Serena'ya karşı hislerinde ki dürüst tutumu sevdim. Beni baya eğlendirdiler. Hunter da çoğu erkek gibi hislerini itiraf etmek konusunda baya zorlandı. 

Serena bir kaç kez Senatör tarafından öldürülme teşebbüsüne uğradı. Tabi sonuç bir luxen ve iki SD memuru'nun ölümü ile sonuçlandı. SD memurları'nın ölümü ile evden ayrılmak zorunda kaldılar ve kaçmak için Atlanta'ya Hunter'ın kardeşi'nin yanına gitmeye karar verdiler. Yalnız Hunter'ın önce yanına uğraması gerektiği biri vardır. Luc. Kökende Luc'un yerinde Daemon ve Hunter karşılaşmıştı. Burda da o sahneyi görüyoruz. 

Serena'nın arkadaşı Mel bu anlattıklarını aynı zamanda bir yere yazıp posta kutusuna saklamıştır. Serena posta kutusundan o yazılanları almak ister. Faydasının dokunacağını düşünüyordur. Hunter onu götürmek istemez. Kavga bile ederler ama sonunda oraya giderler. Serena, Senatör'ün adamları tarafından kaçırılır. Daha sonra olacakları ben bile tahmin edemezdim. 

Hunter adamımsın. Yazar genç yetişkin türünde olduğu kadar yeni yetişkin türünde de iyiymiş. En azından bu kitabı için. Kitap seri değil ama lux'tan ayrı okumanızı tavsiye etmiyorum. Bence lux serisi ile beraber okumak kitabı daha anlaşılır kılmış. Tabi size seriyi okutma çabalarım olarakta varsayabilirsiniz :)) .  Bir de küçük bir bilgi verip gidiyorum .  Konu 'bu uzaylılar' olunca kendimi kaybediyorum resmen :D . 

Lux Serisi'nin 5.kitabında da Hunter'ı görücezzz. Saplantı'yı okuduktan sonra tahmin ediyordum ama bugün gördüğüm bir spoiler ile kesinleşti. Büyük savaşa hazır olun! 

Share this:

, , , , , ,

Yorumlar

4 yorum:

  1. kitap okumuyosun bir solukta sömürüyosun adeta hızına yetişemiyoruz :) Arum'lar aslında o kadar da kötü değilmiş. İçlerinden bazıları var ki,'' gel tüm enerjimi sömür '' diyesi geliyor insanın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimde okunacak kitaplar olunca dayanamıyorum :) . Kesinlikle. Ben dört numarayı izledin mi? Orda 4 numarayı yakalamaya çalışanlar var ya Arum denildiğinde gözümün önüne onlar geliyordu düşün yani. Sınıf atladılar resmen :) .

      Sil
  2. şimdi fragmanına baktım tam benlik izlemeden uyumak yok anlaşılan :) ukala zorba ve tapılası bir uzaylı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha evet. O da seriden uyarlanma bir film :)

      Sil