Gabriel'in Cehennemi - Sylvain Reynard - Yorum



Künye
Kitabın Adı: Gabriel'in Cehennemi/Gabriel's Inferno
Yazarı: Sylvain Reynard
Tür: Günümüz - Aşk
Yayınevi: Optimum Kitap
Goodreads Puanı: 4.09

ARKA KAPAK

Uluslararası en çok satan yazarlardan biri olan Sylvain Reynard'tan, bir adamın bağışlanmasının ve kadının cinsel uyanışının unutulmaz öyküsü...

Hayli muammalı ve son derece seksi bir adam olan Profesör Emerson, gündüzleri saygın bir Dante uzmanı olarak yaşamını sürdürür, ama gecelerini hiç çekingenlik içermeyen bir cinsel zevke ayırır. Ün salmış yakışıklılığını ve üst düzey cazibesini kullanarak her hevesini tatmin etmeyi başarır, ama için için de karanlık geçmişinden ötürü acı çekmekte, tüm bağışlanma umutlarını yitirmiş olduğuna derinden derine inanmaktadır. 
Masum güzel Julia Mitchell, sınıfına lisansüstü öğrencisi olarak yazılınca, cazibesi ve Juliayla olan esrarengiz bağlantısı yüzünden Profesörün hem kariyeri tehlikeye girecek, hem de hayatında geçmişiyle bugününü karşı karşıya getiren bir olaylar dizisi başlamış olacaktır.
Gabrielin Cehennemi, yasak aşk, baştan çıkarma ve ruhsal bağışlanma gibi alanları yoklayan ilginç, sürükleyici, vahşicesine ihtiras dolu bir yolculukta, bir erkeğin kendi kişisel cehenneminden kurtulup imkânsız sandığı şeye, bağışlanmaya ve mutluluğa ulaşmasının öyküsüdür.
"Sen sadece şanssızlıkları üzerine çekiyorsun, Bayan Mitchell, bense günahların mıknatısıyım."


Kitap okunacaklar listemin içinde vardı. Bilmiyorum Optimum Kitabın twitter sayfasını takip ediyor musunuz? Hemen hemen her gün retweet yarışması yapıyorlar. Şans bu ya evvelki hafta birini ben kazanmışım. Hangi kitabı istediğimi sorup 3 gün içinde gönderdiler. Buradan tekrar teşekkür ederim. 


Hatırlarsanız geçen yıl bu zamanlarda elli ton serisinin çıkmasıyla erotik romanslarda bir patlama oldu. Çıkan çoğu kitap elli tona benziyordu. Bu kitap içinde elli tona benzetildiğini duyduğumda okuma hevesim kaçmıştı. Sonra geçtiğimiz aylarda nerden estiyse bir kaç kişinin yorumuna baktım kitapla ilgili. Elli ton ile alakası olmadığına dair yorumlar okuyunca   listeye tekrar ekledim. İyikide eklemişim.

Sırf benzetme yüzünden kitabı bunca zamandır okumadığıma inanamıyorum. Kitabı o kadar  çok sevdim ki. Grinin elli tonuna hiç benzemiyor dersek yalan olur şimdi. Karakterler ve bir kaç şey konusunda benzerlik var ama yazar konuyla o benzerlikleri öyle güzel ilişkilendirmiş ki hiç göze batmıyor. Kitapta birşey ararsanız ancak öyle bulursunuz. 
Ayrıca Gabriel'in Cehennemi'nin erotik romans türünde olduğunu düşünmüyorum. En azından ilk kitabı için. Çünkü kitaba baktığınızda seks yok gibi birşey. Ama kitap türleri arasında edebi erotizm diye bir tür varsa ona girebilir. Bu nedenle tür olarak Grinin elli tonu ile kıyaslanması yanlış olur.

Ve kitabın daha saf, temiz bir yönü var. İki karakterde beni çok etkiledi. Kitapta aşkın ve sevginin ne kadar güzel ve özel olabileceğini, merhamet duygusunu ve bağışlanmaya duyulan ihtiyacı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Beni gerçekten çok etkiledi. Üstelik bir kaç konuda fikrimi değiştirmeme neden oldu. 
Normalde ben kitaptalarda ana karakterdeki adamın nasıl göründüğüne çok takılırım. Nasıl betimlendiği benim için önemlidir. Ama bu kitapta Gabriel'in dış görünüşüne hiç takılmadım desem yeridir. Hatta bir ara kitabı okurken kendimi o kadar kaptırmışım ki durup bu adam neye benziyor dedim kendi kendime.  

İki karakterde farklı şekilde incinmiş, sevgiye muhtaç. İki yaralı ruh bir araya gelmiş. Bir de Juliamız var. Aslında benim fazla saf ve temiz karakterlere karşı biraz antipatim var. Bana, kelimenin gerçek anlamıyla masum birilerinin kaldığı pek inandırıcı gelmiyor. Ama Julia gerçekten farklı. Kanadı kırık bir kuşa benzetiyorum onu.
Gabriel onunla öyle güzel ilgileniyor ve onu öyle seviyor ki. Okurken onun ilgisi ve şefkati içimi titretti (Ahh bende öyle birini istiyorum). Tek derdi Julia'yı mutlu etmek (Kaldı mı öylesi??). 


Kitap bana aynı zamanda edebi bir zevkte verdi. Gabriel'in Dante uzmanı olmasının yanı sıra Julia da bu konuda lisans üstü eğitim gördüğü için  kitabı okurken İtalya ve orada ki ünlü sanatçılar hakkında iyi kötü bir fikir ediniyorsunuz.  Ayrıca benim gibi merak edip Dante'nin Cehennemi ve Beatrice hakkında araştırma da yapabilirsiniz.

Yalnız kitabın çevirisiyle ilgili özellikle beni rahatsız eden birşeyden söz etmek istiyorum. O da 'ditmek' kelimesi. İlk gördüğümde şaka falan sandım ama her seferinde aynı kelime çıkınca şaka olmadığı anlaşıldı. Yani yerine yazacak başka kelime bulunamamış mı? Hangi devirde yaşıyoruz ki. Her okuduğumda uyuz oldum. Başka eksikliklerde vardı. Fakat en çok dikkatimi çeken buydu. 2.kitapta böyle birşey olmamıştır umarım. 

Son olarak kitap hiç beklediğim şekilde çıkmadı. Ama hayal kırıklığı yerine beni memnun etti böyle olması.  Eğer benim ilk başta düşündüğüm şeylerden dolayı sizde o yüzden kitabı okumuyorsanız unutun hepsini ve kitabı okuyun derim. Benim kitaba puanım ♥♥♥♥.

 Bir başka yorumda görüşmek dileğiyle hoşçakalın.

Share this:

, , , , , ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder