Gölge ve Kemik - Leigh Bardugo - Yorum


Künye
Kitabın Adı: Gölge ve Kemik
Yazarı: Leigh Bardugo
Tür: Fantastik - Genç Yetişkin
Yayınevi: Martı Yayınları
Goodreads Puanı: 4.13




Geçenlerde arkadaşım bu kitap için süper über bir yorum istedi benden. Kitabı okumayı planlıyordum. O da böyle bir şey isteyince hadi başla dedim. O nedenle bu yorumu arkadaşıma hediye ediyorum. Süper olmasada idare eder umarım ;) .

Öncelikle kitabın konusundan ve içindeki sınıflardan bahsetmek istiyorum. Kitapta 3 sınıf görüyoruz. Bunlar halk, soylular ve Grishalar. Grishalar da kendi içinde 3 sınıfa ayrılıyor. Bunlar:
1. CORPORALKİ ( Canlılar ve Ölüler Sınıfı) 

Cellatlar ve Şifacılardan oluşuyor.

2. ETHEREALKİ ( Elçiler Sınıfı )

Rüzgârın, Ateşin ve Dalgaların Hakimlerinden oluşuyor.

3. MATERİALKİ ( Fabrikatörler Sınıfı)

Durast ve Alkemilerden oluşuyor.


Kitap genel olarak Grishalar üzerine kurulu. Zaten kitabın anlatıcısı olan kızımızda bir Grisha ama başta bunu bilmiyoruz. Alina Starkov bir yetim. Dük Keramsov adında birinin açtığı yurtta kalıyor. Birde orada arkadaşı var 'Malyen. Soyadını hatırlamıyorum yalnız.  Kitapta çok fazla yabancı terim vardı. Çocuklar belli bir yaşa geldiğinde Grishalar gelip onları kontrol ediyor. Yetenekleri var mı diye. Kitapta öyle başlıyor zaten. Ama bu görüşmenin sonucunda ne oluyor ileride öğreniyoruz.

Alina harita tapografçısı olarak Malyende asker olarak kamptalar ve krala hizmet ediyor. İlk bölümde Karanlıkların Efendisinin gelmesiyle başlıyor. Ben yorumda Karanlıklar Efendisine orijinalinde denildiği gibi 'Darkling' diyeceğim. Uzun uzun yazmak istemiyorum. Kamptakiler Karanlıklar Diyarına gitmek için hazırlık yapıyor.


Bu yukarıda koyduğum resim kitapta oluşturulan dünyayı gösteren harita.


Resimde gördüğünüz the Unsea Karanlıklar Diyarı. Orada Volcralar adında yaratıklar var ( umarım adını doğru yazmışımdır). Bu yüzden Darkling bile oradan geçemiyor düşünün. Bana ilk başta Darkling'in the Unsea'ya hükmedememesi saçma gelmişti. Oranın efendisi nasıl olur diye. Sonra işin iç yüzünü öğreniyoruz. Alina ve seçilen kişiler the Unsea'ya doğru  yola çıkıyor. Tabi saldırıya uğruyorlar Volcralar tarafından.

Bundan sonrası önemli SPOILERLAR içerebilir.

Saldırıya uğradıkları sırada bir terslik oluyor ve geri dönüyorlar. Alina'nın Güneşin Elçisi olduğu ortaya çıkıyor. Darkling Alina'yı hemen saraya götürüyor eğitim görmesi için. Alina kitabın başından beri beni deli etti. İnsan yaşadıkları karşısında biraz dirençli olur. Kendi başının çaresine bakar ama nerdeee. Kendi iç sesleri arasında bir sızlanma bir zayıflık hali var. Hastalıklı gibi. Zaten okurken bende onunla beraber hastalıklı hissettim :/ . 

Ben Darkling'e kitabın başında bayılmıştım. Bir şeyler eksikti ama umursamadım.  Türün genç yetişkin olması nedeniyle kızımız iki erkek arasında kalıyor kitap boyunca. Biri çoçukluk aşkı Malyen diğeriyse Darkling. Gerçi sorunu kitabın türüne atmamak gerek. Kız kararsız.  Alina'yı beğendiğim zamanlar oldu mu? Evettt. Özellikle güçlerini kabullenip hastalıklı halinden kurtulup Darkling ile yakınlaştığı zaman :D ( Bendeki bu kötü adam sevgisi bitmiyor hiç).  Sevdiğim bir başka kısımda ormandaki Geyik sahnesiydi ama çok kısa sürdü. 

Fakat kitap son 80 sayfada büyüsünü kaybetti. Alina yine eski haline döndü. Yani kısmen. Daha sonra Darkling hakkında öğrendiklerimiz, arkadaşımın deyimiyle 'masum küçük kalbimi kırdı' =) . O eksik olan duyguda iyice gün yüzüne çıktı. Sonunu hiç beğenmedim. Yazar 2.kitapta nasıl toparlar bilmem.

Benim kitaba puanım 5 üzerinden 3.5 . 4 vermek içimden gelmedi. Bu arada kapağa bayıldım. Taht Oyunlarından beri böyle bir kitap okumamıştım. Eğer sizde Taht Oyunları ve Yüzüklerin Efendisi gibi bu tür kitapları seviyorsanız tavsiye edebilirim.

Share this:

, , , ,

Yorumlar

0 yorum:

Yorum Gönder